Yanılgı



Yazımın başlığından da anlaşıldığı üzere öncelikle sizi Özdemir Asaf'ın bu güzel şiiriyle baş başa bırakıyorum. :)


YANILGI

Kendimizden bir adadayız, 
Dört-yanımız başkalarından.
Aynı önemli kapıdan giriyoruz, 
O eski, o beyaz kapıdan.

İlkin yıllar üstünde
Bizi ayıran bir dünya vardı, adımıza kurulu.
Burada yıldaşlarımız soyunup-giyiniyor, 
Bilinik kılıyor birbirimizi.
Bir hastalık bulaşıyor anlamlarımıza, 
Büyümsümeye vardırıyor yinlerimizi.

Ben sınırlanıyorum göz-göre-göre, 
Kardeşleşmemiz ayrıklaşıyor, 
Kopuyor kan.
Sen konuşmadan duruyorsun senlerce karşımda.
Kalımsız bir anıtsın gençlikten, kitapsızlıktan.

Başkalarından bir adadayız, 
Dört yanımız biz-gibi insandan.
Aynı önemsiz kapıdan çıkıyoruz, 
O eski, o kırmızı kapıdan.

Özdemir Asaf
_________________________________________________________________________________

Evet bugün sizlere yanılmak ile yanılgı ile ilgili düşüncelerimden bahsetmek istedim. Yanılmak insanlara özgü en çok karşılaştığımız bir durum. Bizler nedense çok çabuk karar vermek çok çabuk iyi ya da kötü demek isteriz; bu ister bir kişiye yönelik ister bir olaya yönelik olsun.

Örneğin; yeni bir insan tanırsın daha doğrusu tanımaya başlarsın. Yaptığı bir iki hareketten, bir iki davranıştan ya da ettiği bir iki cümleden onun hakkında iyi ya da kötü diye değerlendirme yapmak isteriz. 

Ne kadar çabuk değerlendirirsek kafamız da içimiz de o kadar  kolay rahatlayacaktır. Ama burada hesap etmediğimiz bir şey vardır ki; o da 'yanılma' dır. Evet acele yaptığımız değerlendirmelerin çoğu iyi ya da kötü bir yanılmayla sonuçlanmaktadır.

Peki ne yapmalıyız? Yanılgıdan tamamen kurtulmak mümkün değil diyebilirim ama en azından daha az yanılmamızı sağlayabiliriz. Bunun için bir kişi ya da bir olay ile ilgili illaki bir değerlendirme yapmak zorunda değiliz; illaki kafamızda bir tanımlama yapmak zorunda da değiliz. 

İnsanları ya da olayları illaki değerlendirme yaparak bir tanımlamaya sokmamız gerekmiyor.
Bırakalım yeni insanlar, geçiçi olanlar veya kalıcı olanlar , yeni yaşadığımız olaylar sadece olsun ve geçsin; sadece tanıyalım tanıdık diyelim ve öylece bırakalım gitsin. Kimseyi bir tanımlama yapacak kadar önemsemek zorunda da değiliz. 

Böyle yaşadıkça inanın yanılgılarınız daha azalacak ve huzurunuz artacaktır. Kimse sizden daha değerli değil; başkalarına değerlendirme yaparak yanılarak harcayacağınız zamanınız o kadar çok değerli ki bir de böyle düşünün.. :)

Yanılgılarımızın azalması dileğiyle.. . 



Yorumlar

Popüler Yayınlar