Geç Kalmak



''Geç kalmak'', bu iki kelimeyi çoğu zaman kullanırız. Okula geç kalırız, işe geç kalırız bir toplantımız vardır ona geç kalırız..
Oysa ki geç kalmak sadece yer ve zamana bağlı değildir.

Bazen sen kendi hayatını yaşarken bir yerlerde bambaşka bir yaşam vardır sen bilemezsin.. Öğrendiğinde ise geç kalmışsın demektir o yaşama, o insana, o kalbe..

Yer ve zamana bağlı olarak geç kalmak aslında çok ta önemli değildir; telafisi mümkün olan geç kalmanın pek bir önemi yoktur.

Ama eğer insan, bir kalbe geç kaldığını anladıysa işte bunun pek de bir telafisi yoktur. Hele bir de o kalbi, tanıdıkça sevdiyse geç kalmanın verdiği hüzün mü desem pişmanlık mı desem işte adını siz koyun; o his daha bir acıtır kalbini.

Bugün sizi biraz duygusala boğmuş olabilirim.. :)
Ama inanın hayatta çoğu insan
birbirine geç kalıyor ve artık geçmiş oluyor.

Keşke der insan keşke kader daha önceden birleştirse de yollarımız kesişseydi dersin. Ama bir faydası olmaz.. Bazı geç kalınmışlıklar senin elinde değildir..

Eğer senin elinde olduğu halde geç kalmışsan birinin kalbine, bu daha kötüdür bilirsin.
Ve dersin ki demek ki o güzel kalbi ben şimdi bu haliyle, onun hayatıyla görecekmişim ve benim hayatıma bu şekilde dokunup geçecekmiş dersin.

Bazı insanları sadece tanımak, tanımış olmak bile mutlu eder, bazıları varlığıyla kalbini dinlendirir..

Ve son olarak; bazı insanları görmek mutluluk verir; sadece bunun için bile var olmaları ne güzeldir..

Yorumlar

Popüler Yayınlar